Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 24-09-11, 18:17 #1 (permalink)
By Ares
 
Mesajlar: n/a
By Ares
 
Mesajlar: n/a
Standart İnsan Ve Enerji

Selamlar Lahutiye

Kurduğumuz iletişimler sırasında birbirimize aktardığımız çok çeşitli enerji türleri vardır. Ve bunlar sadece elektrik ya da manyetik enerji türünden enerjiler değil aynı zamanda spiritüel, astral veya ruhsal olarak tanımlayabileceğimiz enerjilerdir. Bu enerjileri birbirinize aktarırken ortamın uygun olup olmadığını anlamak için öncelikle ilgi alanınızın genişliğini tespit etmeniz gerekir. İletişim kurabildiğiniz alanlarınız varsa bu, orada sevgi enerjisinin nakline uygun bir kanallaşmanın mevcut olduğunu gösterir. Çünkü iletişim kurulması demek, karşılıklı enerjilerin birbirlerine yakın seviyede olmaları demektir. Tam iletişim demek -örneğin telefonun, radyonun, televizyonun ve bilgisayarların birbirleriyle tam iletişimi demek- onların bütün frekanslarının, her şeylerinin birbirini tutması demektir. Yani tam bir frekans uyumu söz konusudur.
İletişim kurabileceğiniz alanların olup olmadığını kontrol etmek için frekanslarınızın uyup uymayacağını anlamanızı gerektirecek birtakım ölçümler, araştırmalar yapmanız gerekir. Bilgi alanınızın genişliği meselesini ele almanız lazımdır.
Toplum içerisinde yani çeşitli benliklerin bir arada bulunduğu bir yerde yaşarken, o benlerin kendi aralarında bir anlaşmaya varmalarını sağlamalıyız. O benlikler karşı karşıya gelebilmeli, birbirlerinin enerjilerini alıp vermeye hazır olmalıdırlar. Fakat burada örf ve adetler ya da diğer eğitim şekilleri devreye girmekte ve onlar sebebiyle oluşan birtakım kabuklar, önyargılar bu karşılaşmaları yani insanların birbirlerinin gözlerinin içerisine bakmalarını engellemektedir. Doğrudan doğruya birbirlerine bakamayan gözler ise birbirleriyle enerji alışverişinde bulunamazlar. Dolayısıyla bu enerjiler ister sevgi enerjisi, isterse başka türlü bir enerji olsun, birbirleriyle ilişki kuramazlar. Sevgi alışverişlerinde titreşimlerin uyum içerisinde olması gereklidir. Kişinin, kozmostan aldığı yüce enerjiyi sevgi enerjisini kendi varlığında değişik bir vibrasyona tabi tutarak onu diğer insanlara, diğer varlıklara göndermesi, onlarla bunu paylaşması o kadar kolay bir iş değildir. "Ben seni seviyorum" demekle sevgi enerjisi iletilmez. Hareketlerle de bu enerjinin iletilmesine yardım etmek lazımdır ama bu hareketlerin çok samimi olması gerekir. Yapmacık hareketler uyum sağlatmaz. Hareketlerin samimi olması demek, onların sevgi enerjisinin gücüne, kapasitesine uygun bir şekilde ortaya çıkmaları demektir. Bunun gerçekleşebilmesi için ise fedakârlık duygusunun çok yüksek bir seviyeye çıkması gerekir. Çünkü seven ve sevilen arasındaki fedakârlık duygusu en yüksek seviyesini bulmazsa, belli bir zaman sonra sevgi enerjisinin paylaşımında, aktarımında birtakım frekans düşüklükleri meydana gelir, seven ve sevilen arasında bir seviye farkı oluşur. Halbuki sürekli akış halinde olan sevgi enerjisini, dar şuur evrimi içerisinde dünyada ya da geniş şuur evrimi içerisinde ahirette doğrudan doğruya iletebilmemiz çok önemlidir. Samimiyet dediğimiz budur; doğrudan doğruya iletebilmek, araya hiçbir vasıta koymamak. Vasıtalar daima bir seviye meydana getirir, bir yükseklik-alçaklık, bir farklılaşma meydana getirir. Halbuki kendi varlığımız içerisinde bu seviyeyi bizim bizzat düzeltmemiz gerekir. Seviyesizlik varsa seviyeyi yükseltmek yani sevgide samimiyeti, yapıcılığı, fedakârlığı yaşamak gerekir. Bunları gerçekten realite ettikten sonra artık sevginin başka birisine aktarmamasına ve oradan da size sevgi enerjisinin gelmemesine imkân yoktur. Yani uygun ortamı yine varlıkların kendilerinin yaratması lazımdır. Fedakârlık, tolerans, özveri ve uyum gibi özellikler sevginin temelini teşkil ederler.
Burada önemli bir noktanın daha üzerinde durmamız gerekmektedir ki, o da enerjilerin dozunun ayarlanması meselesidir. Bırakın sevgi enerjisini, bizler hiçbir tür enerjiyi dozunda kullanabilme yetkisine ve yeteneğine sahip değiliz. Dar şuurlu bir evrim süreci içerisinde bulunmamız bazı incelikleri gözetmemize ve bazı özellikleri kullanmamıza engel olmaktadır. Enerjiyi veriş dozunu ayarlamak için epey zorluklar çekiyoruz. Bu, gerçekten zor ve ayrıca da çok tecrübe ve maharet gerektiren bir konudur. Fakat aslında varlığımızın kendi dışındaki varlıklarla ve eşya ile olan uyumu bu dozu kendiliğinden ayarlar. Uyumlu bir bağlantı kurduğumuz zaman, enerji akışının debisinde, taşıdığı yükte kendiliğinden bir ayar meydana gelir. Karşı tarafla uyum sağladığınız için karşı tarafa zarar verebilecek, onun tekâmülünün seyrine veya seçme özgürlüğüne, varlıksal ilkelerle alâkalı her türlü bütünlüğüne zarar verebilecek, engel olabilecek hiçbir şey yapmazsınız çünkü uyum sağlamış durumdasınızdır.
Ayrıca doz ayarlamasına ihtiyacınız yoktur. Uyum sağladığınız ölçüde ilettiğiniz sevgi enerjisinin de dozu yükselir. Daha çok sevmeye başladığınız zaman da yaptığınız fedakârlıklar, özveriler artık herhangi bir sınır taşıyamayacak şekilde kendiliklerinden artarlar. Artık "Acaba sevgimi belli etsem mi, etmesem mi, sevgimi belli edersem karşı taraftaki bunu istismar eder mi, sevgimi kötüye kullanır mı?" diye düşünmezsiniz. Çünkü uyum sağlamışsanız muhakkak birtakım kıstaslarınız olmuştur, birtakım araştırmalar yapmış, replikler almışsınızdır. Enerjiyi o tarafa yönelttiğiniz zaman, o enerji "cevap enerjisi" dediğimiz bir karşı enerjiyle size dönmüş ve sizin gereken ayarlamaları yapmanızı sağlamıştır. Karşımızdaki kişinin inançlarıyla, örf ve adetleriyle, annesiyle, babasıyla, kendisiyle, yetişmesiyle, terbiyesiyle, kafa yapısıyla hatta enkarnasyon ihtiyaçlarıyla alâkalı kabuklar ise gerçek sevgi akışında bir engel teşkil edemezler çünkü karşılıklı bir anlayış, bir uyum söz konusudur. O kabuklar uyum sağlayamamanın sonucunda meydana gelen dirençlerdir, zaten uyum sağlamak demek dirençlerin ortadan kalkması demektir.
Eğer karşınızdaki insanın size karşı bazı dirençleri varsa, onun sevgisi biraz evvel açıklamaya çalıştığım şekilde, fedakârlık oranı olmayan bir sevgidir, fedakârlıkla beraber gitmeyen bir sevgidir ki bu, sevgi değildir. Bu sevgi sadece bazı dünyasal çıkarlarla alâkalı olan, kısa vadeli, basit, yüzeysel menfaatlerle alâkalı olan bir sempatize oluş durumudur. Ortam değiştiği zaman, sempati de hemen değişebilir. Bir anda tek bir kelimeyle yok olabilir.


Ergün ARIKDAL
  Alıntı ile CevaplaAlıntı ile Cevapla

Alt 03-10-11, 11:33 #2 (permalink)
superisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ÜYE
 
Üyelik tarihi: 23-09-11
Bulunduğu yer: umudun olduğu her yerde
Mesajlar: 1,238
superisi is on a distinguished road
superisi superisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
ÜYE
superisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23-09-11
Bulunduğu yer: umudun olduğu her yerde
Mesajlar: 1,238
superisi is on a distinguished road
Standart

Teşekkür ederim Vetala.Ben biyoenerjiye çok inanıyorum.Hepimizin bedeninde kullanmayı henüz bilmediğimiz biyoenerji mevcut.Ben bakışlara önem veririm ikili ilişkilerde altı çizilmesi gereken bir konudur.Örf ve adetlerden meydana gelen etkilerden bahsedilmiş yazıda doğrudur.Bizim geleneklerimizde bir kadın Başka bir erkeğin gözlerine direkt olarak bakmamalıdır derler büyüklerimiz.Bunun da sebepleri vardır mutlaka üzerinde tartışılması konuşulması gereken derin konular bunlar.Ama muhatap ile konuşulurken gözlerle iletişim kurmak çok önemlidir,olmazsa olmaz denecek kadar.
__________________
Bir şey yap .. Güzel olsun,
Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle,
Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör,
Veya; Güzel bir şey yaz. Beceremez misin?
Öyleyse Güzel bir şeye başla...
...Ama hep güzel seyler olsun,
Çünkü "HER İNSAN ÖLECEK YAŞTA..." Geç kalmayasın! ''

[Şems-Tebrizi]

superisi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile CevaplaAlıntı ile Cevapla
Alt 03-10-11, 12:01 #3 (permalink)
By Ares
 
Mesajlar: n/a
By Ares
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
superisi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Teşekkür ederim Vetala.Ben biyoenerjiye çok inanıyorum.Hepimizin bedeninde kullanmayı henüz bilmediğimiz biyoenerji mevcut.Ben bakışlara önem veririm ikili ilişkilerde altı çizilmesi gereken bir konudur.Örf ve adetlerden meydana gelen etkilerden bahsedilmiş yazıda doğrudur.Bizim geleneklerimizde bir kadın Başka bir erkeğin gözlerine direkt olarak bakmamalıdır derler büyüklerimiz.Bunun da sebepleri vardır mutlaka üzerinde tartışılması konuşulması gereken derin konular bunlar.Ama muhatap ile konuşulurken gözlerle iletişim kurmak çok önemlidir,olmazsa olmaz denecek kadar.

_______________________
  Alıntı ile CevaplaAlıntı ile Cevapla

Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Enerji Arttırma Yöntemi By Ares Parapsikoloji 14 08-08-14 01:12
Enerji Meditasyonu By Ares Yoga Ve Meditasyon Teknikleri 1 24-06-12 15:31
Gusül Abdestinin Enerji Boyutu By Ares İslam Dini Bilgiler 5 18-10-11 18:50
Enerji Alıştırmaları (Sevgi) By Ares Enerji Okulu 3 03-10-11 12:05
Enerji Çalışmaları Derlemesi By Ares Enerji Okulu 2 12-09-11 21:06


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:35.

Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
 

Hakkımızda

"Türkyenin En Büyük Gizli İlimler Sitesine Hoş Geldiniz"

 

Lahutiye

Türkiyenin En Büyük Gizli İlimler Sitesi.

Copyright © 2017