Dede Korkut

Bu konu RED KIT. tarafından 8 sene önce açıldı, 461 kere okundu ve 13 Cevap verildi.
RED KIT.
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 4
Yanıt Sayısı: 67
8 sene önce

Dede Korkut’un gerçek ismi, hayatı, yaşadığı çağ ve coğrafyayı kesin olarak aydınlatmak eldeki kaynaklar ve rivayet ile mümkün değildir. Destanlarda çıkarılabildiği kadarıyla ise Dede Korkut’un kişiliği iki şekildedir;

1- Kutsal Kişiliği , 2- Bilge Kişiliği.

Başka kaynaklarda devlet adamı kişiliğinin de bulunduğu belirtilmektedir. Dede Korkut çok kişilikli olarak karşımıza çıkması farklı zaman, hatta farklı mekanda yaşamış benzer şahsiyetlerin destanlarda tek isim altında toplanmış olabileceğini düşündürüyor. Fakat bu kişiliklerin halkın eklentisi olma ihtimali de vardır

Destanlarda Dede Korkut keramet sahibi biridir. Doğa üstü bir manevi güce sahiptir. Destanlarda şu gibi kerametleri görülmüştür;

1- Gelecekten Haber Verme: ” Korkut Ata söyledi: Ahir zamanda hanlık tekrar Kayı’ya geçecek. Kimse ellerinden alamayacak, ahir zaman olup kıyamet kopuncaya kadar. ” (Mukaddime)

Destanda geçen örnekte de belirtildiği gibi Dede Korkut gelcekten haberler verirdi. Bu haberleri geçmişte yaşadığı denyimlere dayanarak söylerdi.

2- Halkın Onun Sözünü Tutması: ” Korkut Ata Oğuz kaminin müşgülün hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ata’ya danışmadan yamazlardı. Her ne ki buyursa kabül ederlerdi. Sözünü tutup tamam ederlerdi. ” (Mukaddime) Hanlardan çobana kadar herkes onun sözüne güvenirdi, ona danışırlardı.

3- Duasının Allah Katında Kabul Olması: “. Ne derse olurdu. Gaipten haber söylerdi. Hak Taala onun gönlüne ilham ederdi. ” (Mukaddime) ,

“. Dede Korkut dedi: (Kılıç) Çalarsan elin kurusun dedi. Hak Taala’nın emri ile Deli Karçar’ın eli yukarıda asılı kaldı. Zira Dede Korkut keramet sahibi idi, dileği kabul olundu. ” (Kam Püre’nin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı)

Birinci örnekte geçen “Ne derse olurdu.” Cümlesi hem halkın onun sözünü dinlediği hem de duasının kabul edildiği anlamındadır. İkinci örnekte de duasının kabul olduğu belirtilmiştir.
Dede Korkut’taki bu kerametlerin iki kaynaktan gelmiş olabileceği düşünülmektedir;
1- İslam Tasavvufu
2- Şamanist İnanç

Dede Korkut’un destanlarda islam tasavvufuna uymayan davranışları bu ihtimali zayıflatıyor. Mutasavvuflardaki kamil insan olma hedefi, çile çekme, dergah. gibi unsurlar Dede Korkut’ta görülmüyor. Ermişlerinkine benzeyen olağan üstü olaylar yaşaması da yazıya geçirilene kadar uğramış olduğu değişiklikler olbilir. Çünkü Türkler’in islamı henüz kabul ettiği ve değişim içerisinde olduğu 15-16. yy.larda yazıya geçirilmiştir.

Dede Korkut’un kutsal kişiliğinin şamanist yaşantıdan gelmiş olabileceğini kabul edebiliriz. Ozan oluşu şamanistlerin özelliğini hatırlatmaktadır. Ayrıca kerametlerini gizlememesi de kutsal kişiliğinin şaman inancından geldiğini güçlendirmektedir.

DEDE KORKUT’UN BİLGE KİŞİLİÐİ

Dede Korkut devlet adamlarından sıradan insanlara kadar etkili ve öğüt vericidir. Bilgeliği eğitici, öğretici ve tenkit edicidir. Onun bu kişiliği tarih ve toplum yaşantısından gelmektedir. Geçmiş alplerin başından geçen olayları anlatır ve öğüt verir.

DEDE KORKUT’UN SOYU

Dede Korkut’un soyu hakkında kesin bir bilgi elde edilememekle birlikte, mukaddimede Bayat Boyu’ndan olduğu geçiyor. Ayrıca bazı kaynaklar Kara ****’nın oğlu olduğunu söylemektedir.Ebulgazi de Kayı boyundan olduğunu yazmıştır. Karmış Han’ın oğlu demiştir. Bazı rivayetler İshak Peygamberin soyundan söyler. Bir başka rivayete göre de hristiyan Aziz Kirkor’dur. ALINTI

RED KIT.
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 4
Yanıt Sayısı: 67
8 sene önce
Dede Korkut derki .Kül tepecik olmaz, lapa lapa karlar yağsa yaza kalmaz. Yapalığı yeşil çimen güzel olmaz, eski pamuk bez olmaz, eski düşman dost olmaz, kara koç ata kıymayınca yol alınmaz, kara çelik öz kılıcı çalmayınca hasım dönmez, kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul babadan görmeyince sofra açmaz, baba malından ne fayda başta devlet olmasa
RED KIT.
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 4
Yanıt Sayısı: 67
8 sene önce
İki şey aklın hafifliğine delalet eder. Söylenecek yerde susmak, susulacak yerde söylemek.
Hun
Üyelik Zamanı: 9 sene önce
Konu Sayısı: 1116
Yanıt Sayısı: 5482
8 sene önce
Emegine saglik dedecim tesekkürler
zeinarda
ADMINISTRATOR
Üyelik Zamanı: 10 sene önce
Konu Sayısı: 818
Yanıt Sayısı: 18476
8 sene önce
Sağol Red Kİt,maalesef gerektiği gibi ilgi görmemiş, bilge kişi,onun ders verici anekdotlarını çocuklarımız için masallaştırmaktansa Andersenden Masallarla çocuklarımızı büyütmeyi tercih etmişiz...
hayr
Üyelik Zamanı: 7 sene önce
Konu Sayısı: 15
Yanıt Sayısı: 156
8 sene önce
Dede Korkut Kitâbı (kendi adıyla Kitāb-ı Dedem Ḳorḳud Alā Lisān-ı Tāife-i Oġuzḫan), Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destanlarındandır. 15. ve 16. yüzyılda yazıya geçirilmiştir. Dede Korkut Kitabı’ndaki hikâyeler tarih boyunca dilden dile, anlatıcıdan anlatıcıya aktarılan bir sözlü gelenek ürünüdür. Dede Korkut Kitabı, destani Oğuz hikâyelerinin mecmuasıdır. Çok önce teşekkül eden ve asırlarca Türklerin arasında yaşayıp gelişen bu destanlar nihayet 15. asrın sonları ile 16. asrın başlarında yazıya geçirilmiştir. Eserde nazım ve nesir bir arada verilmiştir. Eser on iki destansı hikâye ve bir mukaddimeden oluşur. Hikâyelerde, destandan halk hikâyeciliğine geçiş döneminin ürünü olduğu için destan ve masal unsurlarına da rastlanmaktadır. Kıpçakların ve Hristiyanların Oğuz Türkleriyle yaptığı mücadeleler Dede Korkut Kitabı’ndaki bazı kısımların ortaya çıkmasına sebep olmuş olabilir Yüz temel eser içinde yer alan Dede Korkut Kitabı’nın biri Dresden’de, öbürü Vatikan’da olmak üzere iki yazması vardır. Dresden nüshası 12, Vatikan nüshası 6 hikâyeyi içine almaktadır Dede Korkut destanların ilk anlatıcısıdır. Hikâyelerinde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Oğuzname’de, Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve İslam dini peygamberi Muhammed’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik yapmış olduğu da bilinir. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur. Bazı rivayetlerde ise İshak peygamberin soyundan olduğu söylenir.[kaynak belirtilmeli] 9 ila 11. yüzyıllarda Türkistan'ın Aral Gölü bölgesinde Seyhun nehrinin Aral Gölü’ne döküldüğü yerde doğduğu, Ürgeç Dede adında bir oğlu olduğu ve bu bölgelerde hüküm süren Türk hakanlarına danışmanlık yaptığı destanlarından anlaşılmaktadır. 570-632 yılları arasında (Muhammed zamanında) yaşadığı da rivayet edilir. Dede Korkut Kitabı’nda bir hikâye bittikten sonra çıkar bir destan söyler ve dua eder. Dede Korkut'un mezarının Bayburt Masat Köyünde olduğuna dair rivayetler vardır. Her yıl Bayburt'ta "Uluslararası Bayburt Dede Korkut Kültür Sanat Şöleni" düzenlenmektedi Hikâyelerin hepsinin bir toyla (eğlenceyle) başlaması eski bir Türk geleneğinin göstergesidir. Çocuklara ad verilirken yaptıkları işin gözetilmesi de eski bir Türk geleneği olarak kabul edilmelidir. Örneğin Boğaç Han, ismini boğayı öldürmesiyle almıştır. Toy etme; Oğuzlar mühim konularda karar vermek için toplantı yaparlardı. "Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar evlerine getirdiler. Ağır misafirlik eylediler. Eline yüreğine sağlık Abi güzel bir konu oldu ve güzel bir hatırlatma Varolll
zeytınn
Üyelik Zamanı: 9 sene önce
Konu Sayısı: 27
Yanıt Sayısı: 645
8 sene önce
İki şey aklın hafifliğine delalet eder. Söylenecek yerde susmak, susulacak yerde söylemek:thumbsup[1]:
RED KIT.
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 4
Yanıt Sayısı: 67
8 sene önce
Dede korkut destani oniki hikayeden olusur. ilk hikaye.1- Dirse Han Oğlu Boğaç Han Destanı: Toy edilirken Han’ın emri gereği çocuğu olmayanlar kara çadırda kalacaktı. Kara çadıra oturtulan ve çocuğu olmayan Dirse Han’ın bir oğlu olur ve Bayındır Han’ın boğasıyla yiğitçe dövüşüp onu yendiği için Dede Korkut tarafından “Boğaç” olarak adlandırılır, bey olur. Dirse Han’ın kırk yiğidi bunu hazmedemezler, oğul ile babanın arasını açmaya çalışırlar, oğlanı babasına kötülerler. Bunun sonucunda bir av sırasında babası oğlunu iki kürek kemiği arasından oklar. Annesinin sütü ve kır çiçeği oğlanın yarasına derman olur. Boğaç Han iyileşir. Bunun üzerine kırk hain ondan korkarlar ve babasını kaçırırlar. Oğlan bunun üzerine yanına kırk yiğit alarak kaçırılan babasını kurtarır. Baba oğul sarmaş dolaş olurlar. Dirse Han oğluna taht verir.
RED KIT.
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 4
Yanıt Sayısı: 67
8 sene önce
2- Salur Kazan’ın Evinin Yağmalandığı Destanı: Salur Kazan, oğlu Uruz Han’ın uyarısına rağmen, Oğuz beyleriyle ava çıktığı sırada, evine üç yüz yiğidi ve Uruz’u bırakmasına rağmen, düşman Şökli Melik gelir ve eşini, gelinini ve oğlunu esir alır. Bu da yetmez, başında çobanları olan Salur Kazan’ın sürüsünü de yok etmeye çalışır. Ancak akıllı çoban buna izin vermez. Gördüğü kötü rüya üzerine avdan dönen Salur Kazan durumu öğrenir, düşman ellerine gider. On bin koyununu düşmana vermeyen çoban da (o istemese de) kendisiyle gelir. Oğuz beyleriyle birlikte düşmanı yener ve yurtlarına dönerler.
zeytınn
Üyelik Zamanı: 9 sene önce
Konu Sayısı: 27
Yanıt Sayısı: 645
8 sene önce
emeğine sağlık çok güzelmişş
Kayıtlı Değil
ADMINISTRATOR
Üyelik Zamanı: 1 sene önce
Konu Sayısı: 1156
Yanıt Sayısı: 4566
8 sene önce
okumadım şimdi gördüm ama kesinlikle okunmya değer emeğinize sağlık canlarım ve en kısa sürede okuycam h,ç şüphesiz
RED KIT.
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 4
Yanıt Sayısı: 67
8 sene önce
3 .DESTAN KAM BÜRE BEG OÐLU BAMSİ BEYREK: Bayındır Han'ın Oğuzları topladığı sohbete tüm beylerin oğullarıyla gelmesi üzerine, Büre Bey üzülür.Oğuz beyleri, Büre Bey için bir oğul, Bican Bey'e de doğacak oğlana vermesi için bir kız dilerler.Doğan oğlan büyüdükten sonra kendisine hediye getiren bezirgânları kafirlerden kurtarır ve "Bamsi Beyrek" adını alır.Banı Çiçekle evleneceği gece kafirler düğünü basarak Bamsi'yi esir alır.Banı Çiçek'in abisi Deli Karçar'a Yalancı oğlu Yaltacık'ın kanlı bir gömlek getirip "Bamsi öldü." demesiyle Banı Çiçek Yaltacık'a verilir.Düğün gecesi esir bulunduğu kaleden,tekürün kızının yardımıyla kaçan Bamsi, yaşadığını Bani Çiçek'e bildirir.Sonra düğün yapılır.
RED KIT.
Üyelik Zamanı: 8 sene önce
Konu Sayısı: 4
Yanıt Sayısı: 67
8 sene önce
4-KAZAN BEYİN OÐLU URUZ BEYİN TUTSAK OLMASI HİKÂYESİ: Kazan Bey, oğlunun henüz bir kan akıtıp, baş kesip isim sahibi olamayışına üzüldüğünü bildirir.Oğlu da babasından nasıl savaş edildiğini, kan döküldüğünü kendisine öğretmesini ister.Kazan Han bunun üzerine oğlunu ava çıkarır, bu sırada düşman gelir ve Kazan Han savaşmaya başlar.Oğluna sadece izlemesini söylemesine rağmen oğlan babasına fark ettirmeden savaşır.Babası, oğlunu bulamaz;evde de göremeyince düşmanla savaşılan yere gelir.Oğlunun kılıcını görünce onun esir düştüğünü anlar.Düşmanla tek başına savaşa giden Kazan Bey, yenilir.Bunun üzerine Hatun kırk kızla ve diğer Oğuz beyleriyle kafirleri yener.Oğuzlar yurtlarına dönerler. 5-KOCA DUHA OÐLU DELİ DUMRUL HİKÂYESİ: Duha Koca oğlu Deli Dumrul, bir kuru çayın üstüne köprü diker, geçenden de geçmeyenden de akçe alır.Bunun sebebini de erliğinin, yiğitliğinin yayılması olarak açıklar.Köprü üstünde birinin ölmesi üzerine Deli Dumrul, bu yiğidin canını alan Azrail'in gelip kendisiyle savaşmasını ister.Bu başkaldırı üzerine Allah, Azrail'i Deli Dumrul `un canını alması için yollar.Deli Dumrul, Azrail'i bir türlü yakalayamaz ve Allah'ın birliğine iman eder.Bir can getirmesi şartıyla canı bağışlanacak olur. Annesi de babası da can vermeyi kabul etmez.Artık öleceğine inanan Deli Dumrul, karısıyla helalleşmeye gider.Karısının kendisine canını vermesini istemesi üzerine Allah'a "Ya ikimizin canını de canını al ya ikimizi de yaşat." der.Allah ikisine de 140'ar yıl ömür verir.Annesi ve babasının da canını alır. 6-KANLI KOCA OÐLU KAN TURALI HİKÂYESİ: Kanlı Koca adında bir Oğuz eri kahraman oğlu Kan Turalı'ya onu evlendirmek istediğini söyler.Ancak oğlan, aradığı kadar kahraman, gözü pek bir kız bulamaz.Babası arar ve Trabzon tekürünün kızının tam oğlunun istediği gibi bir kız olduğuna kanaat getirir.Bir aslanı, bir boğayı ve bir deveyi öldürmek şartıyla verilecek olan kızı, Kan Turalı bu şartları gerçekleştirerek alır. Evlendikleri gece kafirlerin saldırısına uğrar ve savaşırlar. Savaş devam ederken Selcen Hatun eşini arar, bulamaz. Bulduğu yerde de yardım eder. Selcen Hatun'un düşmanı yendiği için övüneceğini düşünen Kan Turalı, Selcen'i öldürmeye karar verir. Ok çekerler; ancak Selcen, okunun başındaki demiri çıkartmıştır. Selcen'i böylece deneyen Kan Turalı ve Selcen, yurtlarına dönerler. 7-KAZICIK KOCA OÐLU YİÐENEK HİKÂYESİ: Bayındır Han'ın İç Oğuz beylerini sohbete çağırdığı bir gün, aralarından Kazılık Koca denilen bir bey Bayındır Han'dan akın ister. İzin alınır, Kazılık Koca yararlı ihtiyarlarla birlikte Karadeniz kenarındaki bir kaleye gider. Kalenin Tekürü Kazılık Koca'yı aklar ve esir alır. 16 yıl esir kalan Kazılık Koca'nın 16 yaşına gelmiş olan oğlu Bayındır Han'a giderek babasını kurtarmaya gideceğini söyler. Yanına 24 sancak beyini de alır. Yola çıkmadan gördüğü rüyada Dede Korkut'tan öğütler alan Yiğenek, Allah'a sığınıp dualar ederek tekürü yener. Babasını kurtarır. 8-BASAT'IN TEPEGÖZÜ ÖLDÜRMESİ HİKÂYESİ: Basat, Uruz Bey'in Oğuzlar'ın göçü sırasında düşürülüp bir aslan tarafından büyütülen oğludur. Uruz'un çobanı Oğuzlar'ın yaylaya göç ettikleri sırada bir peri kızıyla çiftleşir. Peri kızı, bunun acısını Tepegöz'ü (çobandan olan çocuğu) Oğuzlar'ın içine salarak çıkarır. Tepegöz, çocukların kulaklarını, burunlarını yer; adamları yiyerek öldürür. Basat'ın kardeşi Kıyan Selçuk da Tepegöz yüzünden ölmüştür. Basat gider ve kardeşi uğruna Tepegöz ile savaşır. Önce gözünü yok eder;sonra da öldürür. 9-BEGİL OÐLU EMREN'İN HİKÂYESİ: Bayındır Han, Gürcistan'dan haraç olarak bir kılıç, bir çomak, bir at geldiğini görünce kızar. Bunları yiğitlere, boylara veremeyeceğini söyler. Dede Korkut, bu üç haracın da bir yiğide verilmesi yönünde akıl verir. Begil Yiğit, bunları kabul eder. Haraçları alan Begil Yiğit, Gürcistan sınırına yerleşir. Oğuz'a geldiğinde Kazan Bey'in Begil Yiğide avda hünerli olduğunu; ancak bu hünerin ata bağlı olduğunu söylemesi üzerine darılır. Oğuzlara başkaldırışından onu ancak karısı döndürür ve ava çıkmasını söyler. Av sırasında sağ uyluğunu kıran Begil, bunu bir süre saklar. Açıklaması üzerine Tekür bunu duyar ve Oğuz üstüne yürür. Begil oğlu Emren direnir. Allah ona kırk er gücü verir, böylece kafirler yenilir. 10-UŞUN KOCA OÐLU SEÐREK HİKÂYESİ: Uşun Koca adında birinin Eğrek ve Seğrek adında iki oğlu vardır. Eğrek, bir gün beyleri çiğneyip Kazan Bey'in karşısına gelir, oturur. Ters Uzamış adında bir bey ona baş kesmediğini, kan dökmediğini,aç doyurmadığını, burada ne aradığını sorar. Eğrek, baş kesmenin, kan dökmenin hüner olduğunu öğrenince Kazan Han'dan akın diler. Kazan Han, kabul eder; üç yüzer verip gönderir. Bu akın sırasında esir düşer. Kardeşi Seğrek, onu kurtarmaya gider. Kafirler, Eğrek kardeşini tanımadığı için bir tuzak kurmak isterler. Seğrek'in bir deli olduğunu, yoldan geçenlerin ekmeğine el uzattığını, bunun üstüne yürürse onu serbest bırakacaklarını söylerler.Eğrek gidince bu kişinin kardeşi olduğunu öğrenir. Kafirleri yenerler. Yurtlarına dönerler. 11-SALUR KAZANIN TUTSAK OLUP OÐLU URUZUN ÇIKARDIÐI HİKÂYESİ: Tarabuzan Tekürü Salur Kazana bir şahin gönderir. Salur Kazan şahincibaşına haber vererek ava çıkacağını söyler. Av sırasında şahin, Taman'ın Kalesine iner. Şahinin arkasından gittiği sırada Salur Kazanın uykusu gelir, 7 gün uyur. Taman, Salur Kazan'ın Oğuz beyi olduğunu öğrenince onu esir alır. Taman'ın eşinin isteği üzerine esir edildiği kuyudan çıkarılan Salur Kazan'dan kafirleri övmesi istenir, ama o övmez. Kardeşi ve oğlu olduğu için de öldürülemez. Oğlu Uruz, Salur Kazan'ı kurtarmaya gelir. Kazan ile oğlu savaştırılır ve Uruz babasını yaralar. Tam bu sırada Kazan Bey Uruz'a babası olduğunu açıklar. Uruz, babasının elini öper, yurtlarına dönerler. 12-İÇ OÐUZ DIŞ OÐUZ ASİ OLUP BEYREK'İN ÖLDÜÐÜ HİKÂYESİ: Kazan 3 yılda bir İç ve Dış Oğuz beylerini toplar, helalini alır, nesi var nesi yoksa yağmalatırdı. Yine Kazan'ın evini yağmalattığı bir zaman Dış Oğuz beyleri gelmez, İç Oğuz beyleri yağma eder. Bunun üzerine Dış Oğuz beyleri Kazan'a düşman olur. Kılbaş adında bir bey Dış Oğuz beylerinden Aruz'un evine gider ve Dış Oğuz beylerinin Kazan Han'a kin beslediğini öğrenir. Kıbaş gittikten sonra Dış Oğuz beyleri yemin eder, Beyrek'in bu yemine katılmasını yoksa öldürüleceğini söylerler. Beyrek, kabul etmez,ancak Dış Oğuz beyleri de Beyrek'e kıyamaz. Aruz Bey, Beyrek'in sağ uyluğunu keser. Beyrek öleceğini anlayınca Kazan Han'a kanını yerde bırakmamasını vasiyet eder. Kazan Bey bunun üzerine İç Oğuz beylerini toplayarak Aruz'un evini yağmalar, kendisini öldürür. Kazan, Dış Oğuz beylerini affeder... ALINTI... Destanlarin gunumuze ulasan iki orjinali vardir biri Dresde de,digeri Vatikandadir.
zeytınn
Üyelik Zamanı: 9 sene önce
Konu Sayısı: 27
Yanıt Sayısı: 645
8 sene önce
teşekkürler dedem emeğine sağlık
Cevap Eklemek için Giriş Yapmalısınız.
  • 22142 Kayıtlı Üye
  • 16501 Konu
  • 143704 Cevap
  • Son Üye Suhbe
Forumda Kimler Online (Şu anda 1 kişi Online)
  • ADMINISTRATOR (3)
  • SÜPER MODERATÖR (9)
  • MODERATÖR (1)