Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-04-13, 03:00 #1 (permalink)
zeinarda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-09-11
Mesajlar: 18,977
zeinarda isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
zeinarda zeinarda isimli Üye şuanda  online konumundadır

zeinarda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-09-11
Mesajlar: 18,977
zeinarda isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Yaradılışımıza Kodlananlar

O halde sen yüzünü Allah’ı birleyen olarak dine, Allah’ın yaratılıştan verdiğine çevir ki, insanları onun üzerinde yaratmıştır. Allah’ın yaratışında değişiklik olmaz. Doğru ve eskimez din işte budur. Fakat insanların çoğunluğu bilmemektedir. (30:30)



Yaratılışımızdan bizde kodlu olan (apriori) bilgiler hem Allah’ın dininin söylediklerine uygundur, hem de bu yaratılış Allah’ın mükemmel yaratışının delilidir.


Ayette “yaratılıştan verilen” diye çevirdiğimiz kelime ilk yaratmayı ifade eden “fatara” fiilinin mastar halidir ve ilk yaratılış tarzını, yaratılışımızın başlangıcında verilen özellikleri ifade etmektedir.

Onlara delillerimizi hem ufuklarda hem kendi benliklerinde göstereceğiz. Ta ki onun gerçek olduğu kendilerine apaçık belli olsun. Efendinin her şeye tanık olması yetmez mi? (41:53)

Benliklerimizde deliller olduğunu söyleyen ayeti “yaratılışa uygunluk” olarak düşünürsek daha da rahat anlaşılır.


Descartes’ın savunduğu şekilde “doğuştan fikirler, yaratılıştan gelen fikirler”
şeklinde açıklama birçok kişiye anlaşılması zor gelmektedir.

Descartes’ın savunduğu tarzda bu fikri anlamak için insanın zihin yapısı üzerine çok dikkatli bir konsantrasyon gerekmektedir.

“Doğuştan fikirler” şeklinde açıklama da muhakkak yaratılışa uygunluğu ifade eder, fakat yaratılışa uygunluğun “yaratılışımız ve dinin söylediklerinin uyumu” çerçevesinde ele alınması da mümkündür ve bu geniş kitlelerce daha rahat anlaşılabilir.

Birçoğumuz “Nereden geldim”, “Niye varım”, “Nereye gidiyorum” sorularına cevap aramaktadır.

Dikkatli düşünürsek tüm bu soruları sorma nedenimiz bu soruları soracak şekilde yaratılmamızdır.

Birçok insan bu sorulardan kaçtığı, düşünmemeye uğraştığı ve kendi yaratılış özelliklerini bastırdığı için yaratılış gereği olan bu soruları sormaz.


Kısacası bizi Yaratanın bize bu soruları sordurtması bizi

“dine inanacak şekilde yaratması”,
bu ise “bir din gönderecek olması

demektir. Çünkü bu soruların din dışında cevabını veren hiçbir sistem yoktur. Yani bir dinin olması gerektiğinin delili, bizim yaratılıştan bir dine inanacak şekilde yaratılmamızda gizlidir.


Bizi susatan Allah, karşılığında su bulma imkanını da, suyu da yaratmıştır.

Bizi acıktıran Allah, karşılığında sayısız yiyeceği yaratmıştır.


Dikkat edilirse acıkma, susama hissi; dış dünyada suyun, yemeklerin olmasından farklıdır. Canımız su yerine, yani hidrojen ve oksijen atomlarından oluşan bu molekül yerine, Dünya’da hiç olmayan, bize yararsız veya vücudumuzla alakasız bir molekülü de arzulayabilirdi.

Fakat, hayır! Vücudumuz kendisi için en gerekli olanı ve var olanı yaratılıştan isteyecek şekilde yaratılmıştır.

Sonsuza dek var olmak, hiç yok olmamak; bizim sudan, yemekten daha büyük ihtiyacımızdır.

Hayatın devamı her türlü istekten, arzudan üstündür.

Yani Allah, bizi ahirete baştan muhtaç yaratmıştır. Eğer Allah vermek istemeseydi, istemeyi vermezdi. Yaratılıştan bize verilen bu istek ise ahiretin bir delilidir.

Görüldüğü gibi bizim yaratılışımızda hem Allah’ın, hem dinin, hem ahiretin delilleri mevcuttur.

Rum suresinin 30. ayetinin sonlarındaki ifadeye dikkat edelim. “Bu doğru ve eskimez dindir.”


Çünkü bu ilk insanın yaratılışından beri var olan, insanın yaratılışında taşıdığı delillerdir.

Bu delilleri okumayı beceren Allah’a inanır, dine inanır, ahirete inanır.

Fakat ayetin en son cümlesi de çok anlamlıdır.

“Fakat insanların çoğunluğu bilmemektedir.”

Gerçekten de birçok insan, yaratılıştan kendisinde olan bu delilleri değerlendirememekte ve kendi kendilerini inkâr etmektedirler.
__________________
ÖLÜMle YAŞAMı ayıran çizgi

SİYAHla BEYAZı ayıramaz ki
zeinarda isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile CevaplaAlıntı ile Cevapla

Alt 05-04-13, 03:26 #2 (permalink)
Hun Hun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
ÜYE
 
Üyelik tarihi: 17-09-12
Mesajlar: 6,598
Hun is an unknown quantity at this point
Hun Hun isimli Üye şimdilik offline konumundadır
ÜYE
 
Üyelik tarihi: 17-09-12
Mesajlar: 6,598
Hun is an unknown quantity at this point
Standart

Emegine saglık teşekkürler Allah razı olsun
__________________
Susuyorsam çaresizliğimden değil...
Bilki asaletimdendir..
Konuşursam can yakarım...Fırtınalar koparırım......



Yüzü dost,özü düşmandan usandım.Dili mü'min,kalbi şeytandan usandım.
Dostum;herkesin kahrı çekilir ama ben davasız Müslümandan usandım!
Hun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile CevaplaAlıntı ile Cevapla
Alt 14-05-19, 22:04 #3 (permalink)
zeinarda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-09-11
Mesajlar: 18,977
zeinarda isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
zeinarda zeinarda isimli Üye şuanda  online konumundadır

zeinarda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 14-09-11
Mesajlar: 18,977
zeinarda isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart

Gerçekten de birçok insan, yaratılıştan kendisinde olan bu delilleri değerlendirememekte ve kendi kendilerini inkâr etmektedirler.
__________________
ÖLÜMle YAŞAMı ayıran çizgi

SİYAHla BEYAZı ayıramaz ki
zeinarda isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile CevaplaAlıntı ile Cevapla

Cevapla

Bookmarks

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 01:53.

Powered by vBulletin® Version kapalı
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
 

Hakkımızda

"Türkyenin En Büyük Gizli İlimler Sitesine Hoş Geldiniz"

 

Lahutiye

Türkiyenin En Büyük Gizli İlimler Sitesi.

Copyright © 2017